
Özel Okullarda “Ek Ücret” Dönemi: Veli Yemek, Kitap, Kıyafet ve Etüt Hizmetlerini Almak Zorunda mı?
Yayınlanma: 23 Ağustos 2026 18:31· Güncelleme: 23 Ağustos 2026 18:31· 6 dk okuma

Özel Okullarda “Ek Ücret” Dönemi: Veli Yemek, Kitap, Kıyafet ve Etüt Hizmetlerini Almak Zorunda mı?
Av. Hafize Özdilek
Özel okullarda kayıt dönemi, son yıllarda yalnızca öğrenim ücretinin konuşulduğu bir süreç olmaktan çıktı. Yemek, kahvaltı, kitap, kırtasiye, kıyafet, etüt, uluslararası program, dijital materyal ve benzeri kalemler eklendiğinde velinin karşısına ilan edilen okul ücretinin çok üzerinde bir toplam maliyet çıkabiliyor.
Üstelik bazı okullarda bu hizmetler, velinin tercihine bırakılan ayrı seçenekler olarak değil, kayıt yaptırmanın zorunlu bir parçası gibi sunulabiliyor. “Yemek almadan kayıt yapılamaz”, “kitap paketi okuldan alınmalıdır” veya “kıyafet yalnızca belirtilen internet sitesinden satın alınabilir” biçimindeki uygulamalar, veli ile okul arasındaki sözleşme özgürlüğünün sınırlarını yeniden tartışmaya açıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler ve Bakanlığın konuya ilişkin açıklamaları ise temel kuralı açık biçimde ortaya koyuyor: Eğitim ücreti dışındaki hizmetler ayrıca belirlenmeli, ilan edilmeli ve kayıt sözleşmesinde şeffaf biçimde gösterilmelidir. Yemek, kahvaltı, servis, pansiyon, kitap-kırtasiye, kıyafet ve etüt gibi hizmetler kural olarak zorunlu değil, talebe bağlı hizmetlerdir.
Öğrenim ücreti ile diğer hizmet ücretleri aynı şey değil
Özel okulun sunduğu temel eğitim hizmetinin karşılığı olan öğrenim ücreti ile yemek, servis, kıyafet veya etüt gibi ek hizmetlerin bedelleri birbirinden ayrılmalıdır.
Okul, bu hizmetlerin tamamını “genel okul paketi” adı altında birleştirerek velinin hangi hizmet için ne kadar ödediğinin anlaşılmasını güçleştiremez. Her ücret kaleminin ayrıca belirlenmesi, ilan edilmesi ve öğrenci kayıt sözleşmesinde gösterilmesi gerekir.
Bu ayrım yalnızca muhasebe tekniği değildir. Velinin hangi hizmeti kabul ettiğini, hangi hizmetten vazgeçebileceğini ve bir uyuşmazlık halinde ne kadar ücret iadesi talep edebileceğini belirler.
Okul tarafından sunulan hizmet bir başka şirketten satın alınsa bile sonuç değişmez. Yemek şirketi, kıyafet satıcısı veya dijital materyal sağlayıcısı başka bir tüzel kişi olabilir; ancak hizmet okulun organizasyonu içerisinde bütün öğrencilere sunuluyor veya okul tarafından yönlendiriliyorsa mevzuattaki ilan ve şeffaflık kurallarının dışında bırakılamaz.
Yemek hizmeti zorunlu tutulabilir mi?
Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı açıklamalara göre yemek ve kahvaltı gibi hizmetler zorunlu değildir. Bu hizmetlerden talep eden velilerin çocukları yararlanır.
Dolayısıyla yalnızca okulda yemek hizmeti bulunduğu gerekçesiyle bütün velilerin bu hizmeti satın almaya zorlanması hukuken tartışmalıdır. Özellikle sağlık problemi, alerji, özel beslenme biçimi veya aile tercihi nedeniyle okul yemeğinden yararlanmak istemeyen velilere makul bir seçim imkânı tanınmalıdır.
Bununla birlikte okulun eğitim modeli, öğrencilerin okulda bulunduğu süre ve kampüs güvenliğine ilişkin koşullar kayıt öncesinde açıkça bildirilmiş olabilir. Bu nedenle her olayda kayıt sözleşmesine ve okul tarafından önceden yapılan bilgilendirmeye de bakılması gerekir. Ancak sözleşmede yer alan her hüküm kendiliğinden hukuka uygun hale gelmez. Velinin müzakere etme imkânı bulunmadan dayatılan ve önemli bir mali yük doğuran hükümler, tüketici hukuku bakımından haksız şart denetimine tabi olabilir.
Ders kitabı için ücret alınamaz
3 Ocak 2025 tarihli yönetmelik değişikliğinin veliler açısından en önemli sonuçlarından biri ders kitaplarına ilişkindir.
Özel okullarda da Bakanlık tarafından ücretsiz dağıtılan, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylanmış ders kitaplarının okutulması esastır. Özel okullar velilerden “ders kitabı” adı altında ayrıca ücret isteyemez.
Burada ders kitabı ile yardımcı eğitim materyalini ayırmak gerekir. Okullar isteğe bağlı yardımcı kaynak, kırtasiye veya dijital eğitim materyali önerebilir. Ancak bu kaynaklar ücretsiz ders kitabının yerine geçirilmemeli ve zorunlu bir “kitap paketi” görünümünde velilere dayatılmamalıdır.
Bir ücret “kırtasiye”, “eğitim teknolojileri paketi” veya “dijital içerik bedeli” olarak adlandırılsa bile gerçekte ücretsiz verilmesi gereken ders kitaplarının karşılığıysa hukuka uygun kabul edilemez. Hukuki değerlendirmede ödemenin adı değil, gerçekte hangi hizmetin karşılığı olduğu önemlidir.
Okul kıyafeti başka, belirli satıcıdan satın alma zorunluluğu başka
Özel okullar öğrenci kıyafetine ilişkin kurallar belirleyebilir. Öğrencilerin belirlenen okul kıyafetini giymesi istenebilir. Ancak kıyafet kullanma zorunluluğu ile kıyafetin yalnızca okuldan, belirli bir mağazadan veya belirli bir internet sitesinden satın alınması zorunluluğu aynı değildir.
Okulun logosu, renkleri ve kıyafetin temel özellikleri korunarak aynı nitelikteki ürünün farklı bir yerden temin edilmesine izin verilmemesi; özellikle belirlenen satıcının piyasa koşullarının çok üzerinde fiyat uygulaması halinde tüketici hukuku yönünden sorun doğurabilir.
Okul tarafından veya okulun yönlendirdiği satıcı aracılığıyla sunulan kıyafetlerin ücretlerinin de ilan edilmesi gerekir. Satış işlemini başka bir şirketin gerçekleştirmesi, okul yönetiminin yönlendirme ve organizasyondaki rolünü ortadan kaldırmaz.
Velinin önüne kayıt tamamlandıktan sonra yeni bir zorunlu kıyafet paketi çıkarılması da dürüstlük ve sözleşmede şeffaflık ilkeleriyle bağdaşmayabilir.
Etüt ve uluslararası programlar ayrıca kabul edilmeli
Etüt, hafta sonu çalışması, uluslararası diploma veya sertifika programı gibi faaliyetler de ayrı hizmetlerdir. Bu hizmetlerin içeriği ve bedeli velinin anlayabileceği biçimde açıklanmalı; velinin bunlara katılmaması temel eğitim hizmetinden yararlanmasını engellememelidir.
Örneğin bir okulun ilan ettiği öğrenim ücretini düşük tutup eğitim programının fiilen gerekli bir bölümünü “zorunlu etüt” veya “akademik destek paketi” adı altında ayrıca ücretlendirmesi, ücret sınırlamalarının dolanılması anlamına gelebilir.
Aynı şekilde, okulun tanıtımında eğitimin doğal bir parçası gibi sunulan bir uluslararası programın kayıt sonrasında yüksek bedelli ek hizmet olarak ortaya çıkarılması da velinin gereği gibi bilgilendirilmediğini gösterebilir.
Ödemeler okul adına açılan hesaba yapılmalı
Yönetmelik uyarınca öğrenim ücreti ve diğer hizmet bedellerinin okul adına açılan banka hesabına yatırılması gerekir.
Velinin yemek şirketine, kıyafet tedarikçisine veya başka bir üçüncü kişiye yönlendirilmesi; özellikle hizmetin okul bünyesinde ve bütün öğrenciler için sunulduğu durumlarda mevzuatın ücret ilanı ve kayıt altına alma hükümlerini etkisiz hale getirmek için kullanılamaz.
Veliler, ödeme yapmadan önce ücretin okul tarafından ilan edilip edilmediğini, kayıt sözleşmesinde bulunup bulunmadığını ve karşılığında hangi hizmetin sunulacağını yazılı olarak sormalıdır. Ödemeye ilişkin dekont, fatura, sözleşme, e-posta ve okul duyuruları saklanmalıdır.
Veli ne yapabilir?
Kendisine zorunlu ek hizmet dayatıldığını düşünen veli öncelikle okul yönetiminden yazılı açıklama isteyebilir. Talep edilen ücretin hangi hizmete ait olduğu, daha önce ilan edilip edilmediği ve kayıt sözleşmesindeki dayanağı sorulabilir.
Sorun çözülmezse okulun bağlı bulunduğu il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne başvurulabilir. Uyuşmazlığın parasal değerine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yoluna gidilmesi de mümkündür. Fahiş fiyat, yanıltıcı bilgilendirme veya haksız ticari uygulama iddiası varsa Ticaret Bakanlığına da başvuru yapılabilir.
Ancak en etkili koruma, kayıt sözleşmesi imzalanmadan önce sağlanır. Veliler yalnızca ilan edilen öğrenim ücretini değil; yemek, servis, kıyafet, yardımcı kaynak, dijital materyal, etüt ve diğer hizmetlerle birlikte bir eğitim yılının toplam maliyetini yazılı olarak istemelidir.
Eğitim sözleşmesi sürpriz maliyet üretmemeli
Özel eğitim hizmeti ekonomik bir faaliyettir; ancak konusu doğrudan çocuğun eğitim hakkıdır. Bu nedenle okul-veli ilişkisi sıradan bir ticari ilişkiden ibaret görülemez.
Velinin çocuğunun eğitim düzenini bozmamak için kendisine sunulan her bedeli kabul etmek zorunda kalması, gerçek bir seçim özgürlüğü değildir. Okulların da sürdürülebilir biçimde faaliyet gösterebilmesi gerekir; fakat bunun yolu öğrenim ücretini düşük gösterip maliyetin önemli kısmını zorunlu ek paketlere aktarmak olmamalıdır.
Mevzuatın temel yaklaşımı bellidir: Ücretler açık olmalı, hizmetler ayrı ayrı gösterilmeli ve veli hangi ek hizmeti satın aldığını bilerek karar verebilmelidir. Eğitimde güven ilişkisi de ancak bu şeffaflık sağlandığında korunabilir.


